14 Ekim 2012 Pazar

29 Ekim Cumhuriyet Yürüyüşü, ANKARA

https://www.facebook.com/events/366492306759620/ Ben Ankara'da olacam. Sizi de bekliyorum. (Levent Ölçer)
Ankara, Ulus, 1. Meclis Binası Önü Mustafa Kemal Atatürk, Söylev'ine, "1919 yılı Mayısının 19. günü Samsun'a çıktım. Genel durum ve görünüş" diye başlar. "Genel görünüş" içler acısıdır. İşgalci devletler padişaha tüm isteklerini kabul ettirmiş; onlara yaslanan, halkının geleceğini yok sayan saray; ordunun dağılmasına, yurdun her köşesinin işgaline izin vermiştir. Halk, yokluk ve yoksunluk içindedir; ama umutsuz ve umarsız değildir. Yurtseverler örgütlenir; direnir... Mustafa Kemal ATATÜRK önderliğinde ulusal kurtuluş savaşını yapar ve işgalc i emperyalistleri ülkeden kovar. Türk Ulusu, böyle destansı bir iradenin, direnmenin, mücadelenin sonunda; köhnemiş Osmanlı düzenini yıkar, tam bağımsız, vatanı ve milletiyle bölünmez bütünlüğü esas alan, ulus iradesine dayalı demokratik, laik ve çağdaş bir cumhuriyet kurulur. BUGÜN, Ata'mızın bu yüce eseri tahrip edilmektedir. O'nun en büyük devrimlerinden biri olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti bölünüp parçalanmaya, Bölücü anayasa girişimiyle din, mezhep ve etnik köken farkı gözetmeden "Türk milletinin Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkı olduğu inancı" ortadan kaldırılmaya çalışılmaktadır. O'nun Cumhuriyetin en temel dayanaklarından biri yaptığı laiklik ortadan kaldırılmaya çalışılmakta, Türkiye otoriter bir din devletine dönüştürülmeye kalkışılmaktadır. Çocuklarımızın ve ülkemizin geleceğini karartacak dört artı dört artı dört eğitim yasası ile Atatürk Devrimlerinin temel yasalarından eğitim ve öğretim birliği yok edilmekte, Cumhuriyetimizin kazanımı kültür ve sanat kurumlarımız ortadan kaldırılmak istenmektedir. Silah zoruyla ülkeyi bölmeye çalışan eli kanlı teröristle müzakere masasına oturulmakta, mutabakatlar imzalanmakta, her gün, yurdun her köşesinden şehit cenazeleri kaldırılmaktadır. Ülkenin aydınları, bilim adamları, gazetecileri, askerleri zindanlara atılarak susturulmaya ve halk sindirilmeye çalışılmaktadır. Büyük Ortadoğu projesine taşeronluk yapılarak ülkemiz Ortadoğu'nun savaş bataklığına sürüklenmek istenmektedir. Cumhuriyet döneminde kurulan kamuya ait sanayi tesislerimiz satılmış, ulusal ekonomimiz çökertilmiştir. Vatandaşımız işsiz bırakılmış, açlık, yoksulluk içinde, yardımla ve banka kredileriyle yaşamını sürdürmeye çalışır duruma düşürülmüştür. Halkçılık ilkesinden uzaklaşılarak, sağlık ve eğitim paralı hale getirilmiştir. Ulusal bayramlarımızda, kutlama törenleri kısıtlanmakta veya bahanelerle iptal edilmektedir. ÇARE Tüm sorunlarımızın çözümü; egemenliğin gerçekten ulusta olduğu, her alanda tam bağımsızlık ilkesiyle, akıl ve bilimin öncülüğünde, emperyalist talepler yerine halkın çıkarlarını ön plana çıkaran Ulusal Yönetim anlayışındadır. Bu anlayışla, tüm halkımızı, demokratik kitler örgütlerini ve siyasal partileri birlikte mücadele etmeye, vatan ve cumhuriyet için birlikteliğe çağırıyoruz! UNUTMAYALIM; Kurtuluş Savaşının en zorlu koşullarında bir araya gelen Türk Ulusu, bugün de emperyalizmin ve destekçilerinin oyunlarını bozacak ve ulusal bir yönetimin önünü açacak güce sahiptir. Bu güce inanıyoruz. BU İNANÇLA, ÖNCE VATAN VE CUMHURİYET DİYEN HERKESİ; BİRLEŞMEYE, ATATÜRK DEVRİMLERİNİ EGEMEN KILMAYA, YURTSEVERLİK ÖDEVİNİ YAPMAYA ÇAĞIRIYORUZ. BAYRAMIMIZI KUTLAYALIM VE ATA'MIZA ÇAĞLAYAN GİBİ YÜRÜYELİM. CUMHURİYET İÇİN SEFERBERLİK YÜRÜYÜŞÜNDE BULUŞALIM! TARİH : 29 EKİM 2012 PAZARTESİ SAAT : 11.00 YER : BİRİNCİ MECLİS ÖNÜ ULUS/ANKARA VATAN VE CUMHURİYET BİRLİKTELİĞİ Türkiye Gençlik Birliği Atatürkçü Düşünce Derneği Birleşik Kamu İş Konfederasyonu Cumhuriyet Kadınları Derneği Devlet Tiyatrosu Opera ve Balesi Çalışanları Yardımlaşma Vakfı (TOBAV) Dil Derneği Eğitim –İş Sendikası Engelliler Konfederasyonu Müzik Eğitimcileri Derneği (MÜZED) Tüketici Hakları Derneği Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Ulusal Eğitim Derneği tgb.gen.tr

8 Ekim 2012 Pazartesi

Bazen yazarsın, bazen yazamazsın...

http://noahbradley.deviantart.com/art/Our-Grasp-of-Heaven-331364538
Bu 2012 Ölülerin İntikamı ve Güneş ve Ölüm öykülerinde bir şey var ama anlayamadım. Araya bir şey giriyor ve bu öyküler yarım kalıyor. Bilmiyorum; Belki de bu öykülerin bitmeden böyle kalması daha mı iyi. Sanırım Güneş ve Ölüm'e bir bölüm daha ekleyebilirim ama bir yandan da "ekleme, bırak böyle kalsın" diyorum kendime. Neyse, bakacağız artık duruma.
http://veinsofmercury.deviantart.com/art/Stagnation-And-Time-331372367

18 Eylül 2012 Salı

Bu aralar...




http://dee-t.deviantart.com/art/Endless-Lakes-326295763


Bu aralar Güneş ve Ölüm'ün dördüncü bölümüne dair son notları toparlıyorum-kurguyu hazılıyorum. İş hayatımda da bir değişim söz konusu. Özel hayat üzerinde çalışmalarım da sürüyor, o da hala WIP. Velhasıl sessiz ama hareketli günler.

16 Eylül 2012 Pazar

Cesaretin Fotoğrafı



Bu resmi facebook'tan bir yerden indirmiştim. Açıkçası o anda hoşuma gitmişti ve düşüncelere dalarken gerçek midir değil midir diye araştırmak hiç aklımdan geçmemişti. Hala bilmiyorum bir sanatçının eseri mi yoksa gerçekten tarihi bir anı mı yakalamış bu fotoğrafçı.

Her iki halde de bu fotoğraf değerinden bir şey kaybetmiyor. Gerçekse çok görkemli bir fotoğraf, değilse de sanatçının harika bir eseri. Çok etkileyici bulduğum bir an. Bir milletin çılgınlığına karşı durabilen bir kişinin destansı kahraman direnişinin anıtsal bir kaydı. Bedeli canla ödendiği için çok daha kıymetli.

15 Eylül 2012 Cumartesi

Güneş ve Ölüm (3. Bölüm) Çıktı




http://lacedemon.deviantart.com/art/Master-zombies-196758336




Güneş ve Ölüm öyküsünün 3. Bölümünü izedebiyat.com'da okumaya sundum. Çok iyi yaptım.

Hmmm... Link koymayı filan unutmuşum. Geri döndük tekrar. İşte 3. bölüm linki efendim. Bu bölümde kafa patlatmaya başladık.

Kötü durdu öyle deyince. Şimdi düşününce cidden kötü durdu. Zombilerde insandı. Birilerinin annesi, babası, kardeşi, eşi çoçuğuydu. Ama yapacak bir şey yok. bir kez zombi olduuklarında o kişiler zaten ölüyor ve gidiyor. O yürüyen ölü artık başka bir şeye dönüşüyor. aslında bu şekilde bakmak da lazım. bakabilirsen. Cidden düşününce aslında çok korkunç bir şey bu zombikalips...


9 Eylül 2012 Pazar

Zombi Öyküsü: Güneş ve Ölüm



http://www.izedebiyat.comhttp://www.blogger.com/img/blank.gif/yazi.asp?id=110205

Güneş ve Ölüm çalışma başlığıyla yazmaya başladığım öykümün ilk 3 sayfasını sunuyorum.

'2012 Ölülerin İntikamı'
öykümün Kaan'ın gözünden gelişimini yazıyorum. Zombi öyküsü, yaşayanölüler öyküsü yazmak istemiştim ve proje bir sene önce böyle başlamıştı. Tabii "dünyalar yaratma sevdalısı" olarak bu hikayeler için de bir konsept oluşturmam ve bu anafikri geliştirip dünyayı dayandıracak bir temel kurmam gerekiyordu. Ana düşünce üzerinde uğraşarak bir tema ve sebep sonuç bağı kurdum.

Zombiler? Niye zombiler ve 2012? Nerden çıktı bunlar? Zombiler mi, bırak ya, nasıl olur? Bunlar nasıl zombi? Niye zombi oldu insanlar, niye öldürüyorlar diğerlerini? Peki kimileri zombiye dönüşürken ve kimileri de dönüşmezken diğer dönüşenler neye dönüşüyor? Dünyaya neler oluyor? Ses nereden geliyor? Sesin amacı ne? Ses dost mu yoksa düşman mı? Bu işin sonu nereye varacak?

Bu soruların cevaplarına dair sağlam bir fikir verecek kadar açık yazdığımı düşünüyorum. Tabii herşeyi de ortaya sermedim ama cevaplar büyük ölçüde içeride. Öyle hemen zombi kafası patlatan aksiyon arıyorsanız, üzgünüm. Yanlış öykü. Zombiler ve diğerleri ile dolu bir dünyaya giriş öyküleri bunlar. Bunları yazmadan daha aksiyonlu maceraları yazmak içime sinmedim. Sahne, kostüm ve dekor olmadan bir tiyatro oyunu oynanması gibi eksik olacaktı. Hikaye kendini yavaştan inşa ediyor.

http://belldandy105.deviantart.com/art/Zombie-182373101?q=boost%3Apopular%20zombie&qo=51

3 Eylül 2012 Pazartesi

Rodos Cadısı (WIP) Çalışmalar sürüyor...




Şu anda ağırlıkla zaman ayırdığım konu Türk Tarihinin içinde geçecek bir hikayeler evreni yaratmak. Büyük bir laf oldu. Oysa daha yolun çok başındayım ve ilk notları alıyorum. Yine de hikayelere giriş yaptığım noktanın öncesine ve sonrasına etki edip büyük ölçüde şekil vereceği için yazılan her bir satır önemli.

Saçmalamadan yazmak istiyorum. Mümkün olduğunca tarihi bozmadan ve doğru anlatarak aralara girmek istiyorum. Yine de çok kendimi zorlamaya niyetim yok. Arada küçük kaçamaklar yapmak için kendime izin verdim. Bir şeyleri fantastik ve tarihi biçimde anlatıp edebiyat yapmaya çalışıyoruz şunun şurasında: Edebiyat zaten bir dolu yalan ve hırsızlık demek :D Durmadan yalan söylüyor ve sürekli birbirimizden çalıp duruyoruz. Bu işin raconu bu.

Güzel bir şey olsun istiyorum.

Efendim projenin adını tam söylemedim daha.

Sultan Süleyman'ın Gizli Savaşları: Rodos Cadısı


Ana tema, ilk notlar hazır gibi. Hikayenin örgüsünü hazırlıyorum. Örgü tamalanınca yazmaya başlıyorum. İnşallah yarı yolda bir plan değişikliği olmadan dediğim gibi olur.

Edebiyatla kalın.

2 Eylül 2012 Pazar

Çalışıyorum




Sıradaki öykülere dair notlar alıyorum. Aynı anda dört öykü filan var notlarını karaladığım. Bakalım piyango kime çıkacak. Hiç bilmiyorum. Bilim kurgu, fantastik kurgu, günümüzde ve dünyamızda geçen bir macera, bir diğeri dünyamızda ve geçmişte geçen tarihi bir şey...

Bakalım. Ne çıkacak kutumuzdan.