21 Aralık 2010 Salı
O kadar da değil diyorsanız bir daha düşünün..
Iran'ın dunu ve bu gunu
Yükleyen ahmetkomurcuoglu. - Diğer Kadınca videolarına göz atın.
Aşağıda linki bulunan haber üzerine eski bir videoyu hatırladım..
http://www.gazeteport.com.tr/GUNCEL/NEWS/GP_820997
Etiketler:
Atatürk,
cop,
cumhuriyeti yıkmak,
dini yönetim,
hostesler,
İran,
mollaların hükmü,
şeriat,
türban,
Türkiye
Susayanın Uyanışı neyi anlatıyor?
Susayanın Uyanışı kötülüğe karşı harekete geçişin öyküsüdür. Kötü bir dünyada bu gidişten memnun olmayanların güçlerini birleştirmesinin ve birlik olmasının hikayesidir. Farklı halkların ve farklı düşüncelerin tek bir ortak amaç çerçevesinde harekete geçişinin öyküsüdür bu..
Birlik ve Mücadele.. Öykümün özü en saf haliyle budur.
Birlik ve Mücadele.. Öykümün özü en saf haliyle budur.
17 Aralık 2010 Cuma
Stargate Universe iptal edildi.

Syfy channel yeni bir açıklama yapmış. Stargate dizilerinin sonuncusu olan Stargate Universe iptal edilmiş. Galiba 2. sezonun son bölümü son bölüm olacakmış..
Hayranları için üzüldüm. sevdiğiniz bir dizinin böyle ansızın, vaktinden önce gitmesi çok can sıkıcıdır. Bir arkadaşı kaybetmek gibidir.
Lakin kendi adıma hiç üzülmediğimi eklemeliyim. yanılmıyorsam 6 ya da 7. bölümden bu yana zaten bıraktım Stargate Universe'i takip etmeyi. Nedenini zaten önceki bir yazımda yine bu blogda dile getirdim..
GERİZEKALILAR! Evet, gerizekalılar. Universe çok şaaaşalı çok şugar bi şey gibi satılmaya çalışıldı. Sazanlarda yeni yetme Sci-Fi izleyicilerine, yazarlardan prodüktörlere herkes bi havalara girdi.. Ulan kendinize gelin, siz kimsiniz? Artislik yapıyolar boy boy forumlarda, demeçlerde, röportajlarda, bloglarda.. Sanki bu stargate markasını bunlar yaratmış gibi.. Olm kendinize gelin lan. Böyle çakılırsınız işte. Ne oldum delileri.
Niye böyle kızdım? Bu sadece bir bilim kurgu dizisi ile ilgili bir tepki değil. Genel olarak bir duyguya, bir davranışa karşı bir tepkim.. Ben kadir kıymet bilmeyenlere, sadakat nedir bilmeyenlere, vefa bilmeyenlere, hatır bilmeyenlere uyuz olurum.
Efendim başlarken Universe'i öyle bi şişirdiler yok şöyle kaliteli, böyle derin, böyle klas, öyle rafine, şu kadar şöyle olacakmış.. Yani kısacası nedir biliyo musunuz; amcamlar eski Stargate dizilerini ve onların izleyici kitlesini MORON yerine koydu. Bizim alıştığımız, sevdiğimiz, parlatıp patlattığımız bu dizilerin sonradan görmeleri bizi yani Stargate'in özünü beğenmemeye başladı.
Uzun lafın kısası bence birileri boyunun ölçüsünü fena aldı. Stargate bugün bir markaysa bunu sadık ve eski hayranlarına borçlu. Seriyi buraya getiren kitleye sırtını inatla dönüp başının dikine gidersen burnunu böyle sürterler.
Efendim diyolar "kına yakın, şimdi diğer filmleri de nah alırsınız..." Valla arkadaşım benim söylemim şuydu "yanlış yapıyosunuz, bu iş yürümeyecek, geri verin eski Stargate'imizi.." Söylediğim oldu, yapımcıların salaklığının ortaya çıkmasına da sevindim. Beni öküz yerine koyanların çuvallamasına da sevindim.
Stargate bu noktaya geldiği için üzüldüm. İyi bir marka, güzel bir aile dağıldı. bu vakitten sonra toparlanır mı, nasıl olur bilemiyorum. Ben Stargate SG1 ve Stargate Atlantis'i 3 filimle beraber hatırlayacağım ama Universe fiyaskosunu hatırlamak istemiyorum. Üzgünüm.
Çok söze gerek yok aslında AMA..
Çok söze gerek yok aslında.. Her şey ortada.. Ama.. Bir toplumun değerini bir insanın değerini anlamak için üç yere dikkat edin; Mahkumlarına nasıl davranıyor, hayvanlarına nasıl davranıyor, yaşlılarına nasıl davranıyor? Bir kafeye gittiğinizde garsona nasıl davrandığınıza bir kez dikkat edin lütfen, o garson insanlara hizmet edip o insanların hayatına değer katarak aslında çok saygıdeğer ve zor bir iş yapıyor ama çoğumuz gözlerini bırak yüzüne bile bakmıyoruz.. Tepeden bakıyoruz, insan yerine koymuyoruz. İnsan olduğumuzu unutuyoruz.
Etiketler:
hoca,
insan sevgisi,
insanlık,
iyilik,
sınav,
soru,
toplumun değeri
29 Kasım 2010 Pazartesi
28 Kasım 2010 Pazar
Yorgun Ama Kararlı Kalem..
Yorgun, bıkkın ama hala çarpışan bir kalem.. Yazımın özelliği budur diyebilirim. Ben bunu yazıyorum. Dünyanın iyi bir yer olmadığını görüyorum ve onu daha iyi bir yer kılmak için insanların güçlerini birleştirip bu uğurda mücadele etmeleri gerektiğine inanıyorum.
Sadece umutla yaşayan açlıktan ölür.
Doğa en küçük bir kuşu bile görmezden gelmez, onun için bile uygun yiyecek mevcuttur ama doğa bunu yuvaya teslim etmez. Yiyecek için, herhangi bir amaç için ayağa kalkmak ve mücadele etmek gerekir.
Harekete geçmeden bir şey başarılamaz. Harekete geçin. Bir yerden başlayıp hayatımızın kontrolünü kaybettiğimiz gibi adım adım ve kararlılıkla geri almalıyız.
Ben yazdığım satırlara bu düşünceleri katmazsam yazamıyorum, bu düşünceleri beni okuyanlarla paylaşmaya çalışıyorum. Yazdığım en kaba savaş sahnesinden en sıcak aşk sahnesine, coğrafya tarifinden bilimsel satırlara kadar yazdığım her bir satır yüreğimde bu düşüncenin ilhamından doğar.
İnsan olmalıyız, mücadele etmeliyiz, harekete geçmeliyiz, birlik olmalıyız.
Daha iyi birer insan olmalıyız, bir yerden başlamalıyız. Hemen bugün.
Ben bunu yazmaya çabalıyorum, beni okuyanlara bu düşünceleri sunmaya çalışıyorum.
Sadece umutla yaşayan açlıktan ölür.
Doğa en küçük bir kuşu bile görmezden gelmez, onun için bile uygun yiyecek mevcuttur ama doğa bunu yuvaya teslim etmez. Yiyecek için, herhangi bir amaç için ayağa kalkmak ve mücadele etmek gerekir.
Harekete geçmeden bir şey başarılamaz. Harekete geçin. Bir yerden başlayıp hayatımızın kontrolünü kaybettiğimiz gibi adım adım ve kararlılıkla geri almalıyız.
Ben yazdığım satırlara bu düşünceleri katmazsam yazamıyorum, bu düşünceleri beni okuyanlarla paylaşmaya çalışıyorum. Yazdığım en kaba savaş sahnesinden en sıcak aşk sahnesine, coğrafya tarifinden bilimsel satırlara kadar yazdığım her bir satır yüreğimde bu düşüncenin ilhamından doğar.
İnsan olmalıyız, mücadele etmeliyiz, harekete geçmeliyiz, birlik olmalıyız.
Daha iyi birer insan olmalıyız, bir yerden başlamalıyız. Hemen bugün.
Ben bunu yazmaya çabalıyorum, beni okuyanlara bu düşünceleri sunmaya çalışıyorum.
Vakit ayırmak lazım..
Nelere vakit ayırmıyoruzki? Olmadık şeylere ya da boş oturmaya dünyanın vaktini ayırıyoruz. Birbirimize kulak vermeye ve söylenenleri kendi aklımızın süzgeçinden geçirmeye de vakit ayırsak fena mı olur?
Yaşadığımız dünya sürekli olarak ve süratle tüketip harcamaya, kullanıp atmaya yöneltiyor bizi. Düşünmek ve tartmak, yeniden değerlendirmek, kendimize uygun olan şeyleri seçmek gerek diye düşünüyorum. Kendinize vakit ayırın. Gerçeklerinizi bulmak için kendinize bir şans verin. Dünyanın hızlı, başdöndüren dönüşünün gözünüze ördüğü imajları bir süre için beklemeye alın ve daha ötesini görmeye çalışın. Yarın nasıl olacak, çocuklarınız ve torunlarınız için nasıl bir dünya olacak?
23 Kasım 2010 Salı
Levent Ölçer kimdir?
Levent Ölçer 14 Temmuz 1978'de Almanya'da doğdu. Ailesi o henüz 6 yaşındayken Almanya'dan yurda dönüş kararı verdiğinde ağlayıp zırladıysa da ailesini ikna edemedi. Hayalci bir çocuktu. Çizgi filmlere, çizgi romanlara bayılırdı. Futbol oynamayı çok severdi ve ilerleyen yaşlarda da kızlar.., neyse kızları karıştırmayalım.. Lise öğreniminden sonra eline geçen Yüzüklerin Efendisi'nin ilk kitabı pek çokları gibi onun da hayatına iz bıraktı. Okuduğu liseden mezun olduğu sene üniversiteyi kazanamayan sayılı hatta belki de tek öğrenci olarak zor olanın altına imza attı. Askerdeyken aklında karalamaya başladığı Dünyalar Zinciri hikayeleri askerlik sonrası kaleminde yavaş yavaş şekillenmeye başladı. Kaldırım mühendisliği, bunalım ihtisası, satış, ön muhasebe, temsilcilik, kalite kontrol alanlarında çalışıp bir yandan da yazmayı ve hayal etmeyi sürdürdü. Uzun Yol serisi olarak planladığı dünyada geçen maceraların ilki Susayanın Uyanışı isimli romanıdır. Halen bilim kurgu tarzındaki öykülerini yazdığı kendi eseri olan Ufuklar evreninde vakit geçirmekte ve bağımsız öyküler de kaleme almaktadır. Eleştiri yazıları ile İzedebiyat.com sitesinde insanlara rahatsızlık vermeye ve birilerini dürtmeye devam etmektedir. İnsanların aslında gerçekten dinlemediğini farkettiği günden bu yana daha az konuşmakta ve daha çok yazmaktadır. Kitapları, hayvanları, bitkileri, güzeli, iyiyi ve müziği seven yazar, siyaseti de yakından izlemektedir. Ölmeden önce yaşayabilmeyi dilemektedir. Merak etmektedir hayatı bir kenarından yakalamayı bir gün başarabilecek midir? Yoksa yazdığı her satırda aslında zaten yaşamı kucaklamakta mıdır? Yazar ona çok fazla soru sorulmasından hiç hoşlanmamaktadır.
18 Kasım 2010 Perşembe
SG-1, özledik seni be..
Era'nın The Mass isimli çalışması da bu videoya iyi oturmuş hani. Teşekkürler Youtube.
Bu video da Linkin Park müziği ile desteklenmiş, iyi de olmuş. No More Sorrow
Stargate bence SG-1 ve Stargate Atlantis idi.. Filmleri de güzeldi.. Sonra dizileri bırakıp Film işine girelim dedi yapımcılar anlaşılan. Ama tam bu sırada küresel kriz nanesi patlayınca filmleri epey ertelediler. Yeni Stargate dizisi diye bize kakaladıkları şeyi ise 7-8 bölüm kadar bir umutla izledim ama sonra şu Dr. Rush'ı enkaz uzay gemisinin yanında terk ettikleri bölümda bıraktım artık. Galiba sezon ortasına denk geldi tam. Kendimi kazıklanmış hissediyorum. İki tane aslanlar gibi Stargate'den sonra bu Stargate Universe tam bir fiyaskoydu benim için..
11 Kasım 2010 Perşembe
Çıktı!

Susayanın Uyanışı çıktı!
Tek kitap halinde çıkan eseri şu anda internet üzerindeki netkitap.com ve diğer online kitap satış portallarından temin edebilirsiniz. 600 sayfa,netkitap.com'da indirimli fiyatla 23,40 TL.
"Son Büyük Savaş'tan bu yana yaklaşık yedi yüzyıl geçmişti. İldar üzerinde huzursuz bir ateşkes günden güne yitiriliyor ve karanlığın daha güçlü olan hükmü ışığı her yandan sinsice kuşatıyordu..
Zor günlerin farkında olanlar gelmekte olan kıyametin de farkındaydı. Kötülüğe karşı durmaya kararlı olanlar binbir cephede imkansız savaşlarını veriyordu. Bütün bu karmaşanın içinde günün birinde bir büyücünün eline yıpranmış, kana bulanmış bir yazma ulaştı.
Kader yeniden ağlarını örmüş ve sahneyi bir kez daha kurmuştu. Işık ve Gölge arasındaki kavgada ateşkes sona yaklaşıyordu..
Gölge derin karanlığından pelerini altında hala ışıktan çok güçlüydü ve bunu değiştirmek için bir şeyler yapılmalıydı. Büyücü'nün önderliğindeki dostlar Til'Asis'i aramak için yola çıktı. Dengeleri değiştirme çabasındaki arayışları onların hayatını da İldar'ı değiştirdiği gibi değiştirecekti.."
Etiketler:
canavar,
çıktı cüce,
Eddings,
ejderha,
elf,
fantastik,
Fantastik kurgu,
fantazya,
Levent Ölçer,
macera,
ork,
roman,
Salvatore,
susayanın uyanışı,
Tolkien,
uzun yol
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)