seçimler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
seçimler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Nisan 2011 Perşembe

Takım Tutar Gibi Parti Tutmayın. Araştırın Lütfen.

Bir televizyon, buzdolabı, araba, ayakkabı, cep telefonu alırken en azından bir hafta incik cincik araştırıp, soruşturup, inceleyip karar veriyoruz. Ama iş bizi senelerce yönetecek bir partiye oy vermeye geldiğinde hep takım tutar gibi aynı hataların peşinde yatıp kalkıyoruz. Lütfen kırın bu zinciri.

HEPAR'ı araştırıp incelemeden OY VERMEYİN.

28 Aralık 2009 Pazartesi

HÜKÜMET İSTİFA ET!!

Bu gündem bu kadar gergin olmasaydı da ben sadece bilim kurgu yazaydım.. Bu ülkede yaşıyorum, Türkiye benim VATANIM.. Kayıtsız kalamayacağıma göre sesim çıktığı kadarıyla bağıracam.. Az bile yazdım, okuyana sivrisinek saz..





HÜKÜMET İSTİFA ETMELİ Mİ?

Durduğu kabahat.

Hükümet nedir?

Hükümet seçilmişlerden oluşan ve politika üreten, kararlar alan, bu karar ve politikaları uygulayan halka karşı sorumlu bir mekanizmadır.

Kısacası hükümet ülke yararına iş yapan, üreten, huzur ve güvenlik başta halkın temel ihtiyaçlarının Devlet tarafından karşılanması üzerinde sorumluluk sahibi siyasi bir kurumdur.

AKEPE hükümeti bunlardan hangisini yapabiliyor ya da yapıyor? Hiçbirini.

AKEPE bugün itibarı ile bitik bir partidir. AKEPE'nin de elbette bir siyasi oluşum olarak halkta bir tabanı mevcuttur ama o %47'yi artık unutun. O rakamı bir daha tutturmak bir yana %30'a bile yaklaşamaz..

AKEPE gelecek seçimde %8'in üzerinde oy alırsa öpsün de başının üstüne koysun. Hatta Saadet Partisi ortalıktayken AKEPE %8'i bile almakta zorlanabilir. İnanmayan seçimleri beklesin. Sandıktan öyle bir sürpriz bir Meclis çıkacak ki Türkiye hatta belki de Dünya seçim tarihine geçecek bu seçim.

AKEPE istifa etmeli.

AKEPE daha Anayasa Mahkemesi'nden kapatma cezası olmadan sadece para cezası ile sıyrıldığında şerefiyle, onuruyla istifa etmeliydi. Etmedi. O tarihten sonra da AKEPE iflah olmadı. Gerilim hep tırmandı. O tarihten bu yana ülkede tansiyon hiç düşmedi. Hep diken üstünde ve hep gerginiz. Huzur yok. Rahat yok. Nefes almak YOK.

Ergenekon dediler bir aşure yaptılar, içine ne buldularsa attılar.. Bütün Türkiye'yi dinlediler.. Beni ya da Rizeli balıkçıyı dinleyecek halleri yoktu; ülkede dinlenmesinden fayda umulan ne kadar adam varsa onları dinleyip dosyaladılar-haklarında bişey bulamadıklarına da çamur attılar ya da uydurma yaptılar.

Adam Yargıtay'ı dinlemedik diyor arkasında iki gün sonra yalancı çıkıyor; orayı 3 ay dinlemişler. YUH. Başbakan hala o adamı yerinde tutuyor. Başbakan bunu hep yapıyor. Keriz Feneri davasında da BaşBAKAN “o çocuk öyle şeyler yapmaz namuslu çocuktur” manasında bişiler geveledi ki ÇOCUK koskoca Başbakanı yalancı çıkardı ve Alman yargısı şlak diye cezayı oturttu. Almanlar bizden de YÜZYILIN en büyük dolandırıcılığı ile ilgili olarak destek istiyor. Keriz Feneri'nin Türkiye ayağı ise AKEPEli Adalet Bakanı tarafından ipe un sermek metoduyla yavaşlatılıyor ve üzeri örtülüyor. Adalet bakanı bunu hep yapıyor. İşine gelmediğinde adamın üzerine ordu gibi savcıları yolluyor ama öte yanda duymazdan-görmezden-bilmezden gelerek 3 Maymunu oynuyor..

Ülke AÇILIM MANYAĞI oldu. En son Alevi ve Roman diye bişeyler mırıldandılar.. Ermenistan rezaleti bir yana PKK AÇILIMI tek başına tam bir facia. Ben yaşadığım müddetçe o otobüsün tepesinden zafer işareti yapan PKKlıları ve onları oraya çıkartan AKP Başbakanını unutmayacam. “Pişman değilim” diyen teröriste pişmanlık uygulansın diye ayaklarına seyyar mahkeme gitti.. Eşi görülmemiş bir rezalet. Efendim PKK dağ kadrosu ve APO için de AF çıkmalıymış.. OHA.

Ne Mutlu Türküm Diyene yazıları silinsin ve Okullarda İstiklal Marşı ile Andımız okunmasın diyen Türk Düşmanı AB söylemlerini bayrak gibi açtı AKEPE..
AKEPE bu PKK Açılımında bu kadar sert duvara toslayacağını ölçmemiştir herhalde. Zaten AKEPE demek Recep demek. Recep ise ne kadar demokratik son günlerde seçimle gelen il-ilçe teşkilat başkanlarını istifa ettirip yerine kendi ATADIĞI adamları oturtması ile gösterdi. Kısacası Recep kendi partisine bile bu AÇILIM denen garabetin nereden çıktığın ve NEREYE gittiğini söylemiyor. Recep ne diyorsa vekiller sadece kafa sallıyor. AKEPEli vekiller ne zaman uyanacak merak ediyorum. Binmişler bir alamete gidiyorlar kıyamete.

AKEPE Titanik gibi batıyor. AKEPEli vekiller hala Recep onları kurtarır diye bekliyor. Recep'in oğlunun Coni bayraklı gemiciği sadece Recebi taşıyabilir. Gemi değil bu abisi, gemicik-kapasitesi ne olsun ki? Kısacası AKP'de her koyun kendi bacağından asılacak. Özal gidince ANAP nasıl bittiyse Recep gidince de AKEPE bitecek, ve iddia ediyorum bu seçimlerden sonra Recep çok BÜYÜK bir ihtimalle siyasetten ve Türkiye topraklarından ÇEKİLECEK.. Korunacağının garantisini herhalde almıştır. Almadıysa aklına şaşarım..

AKEPE bu kadar kötü mü?

Daha bile kötü. Bu işin aslı asıl seçimlerden sonra yeni bir hükümet başa geldiğinde ortaya dökülecek. Bakınız şimidiye kadar sayılanlar siyasi ve rejim konulardı. Asıl büyük REZALET ekonomide.. Asıl amansız vurgun EKONOMİDE..

Sağlık reformu ellerinde patladı.. Devlet içi boş, altyapısı olmayan bu uygulamaların altından kalkamadı. Bütçe açığı gerildikçe gerildi. Suni bir pembe tablo yaratıldı. Hastanelere ve ilaçlara artan miktarda para ödeme dönemi başlıyor. Bu açığı yine vatandaş kendi cebinden kapatmaya çalışcak ama bizde bişey kalmadı nasıl alacaklar o parayı?

Özelleştirme ellerinde patladı. Halk yararı gözetilmeden yapılan ŞAİBELİ özelleştirmeler yüzünden devlet zarar eder durumda, çalışanlar madur ve bunu Araştıran Meclis Komisyonu'nun iddiaları hasır altı edildi, ihbarları ve soruları bir türlü gündeme alınmıyor. Satılan Devlet malları ya çok ucuza gidiyor ya da ödemeler kanuna aykırı biçimde öteleniyor-indirim yapılıyor.. Sırf bu ÖZELLEŞTİRME başlığı tek başına birilerini bir daha çıkmamak üzere deliğe sokacak..

Vergi işini de beceremediler. Pırlantadan ve altından, LÜKS mallardan VERGİ ALINMIYOR ama ekmek ve peynirden alınıyor. Daha var mı bundan ötesini söylemeye.. Vergi zamları yolda. 2010 anamızı ağlatacak, ANAMIZI alıp bu diyarlardan gitmeye itiliyoruz..

Sınırda bir mayın meselesi patlattılar.. Arazileri 40 yıllığına bir yabancı şirkete vereceklermiş.. Çiftçi ölmüş bitmiş bunlar İsrail'e tarım arazisi hibe ediyor 40 yıllığına. OHA!

En son icatları marketlerde ilaç satışı.. O Marketler kimin biliyo musunuz? AKEPE'ye seçim yardımı yapan AB'li şirketlerin ve AKEPELİ yandaş sermayenin şirketleri. İnanmayan bir iki araştırsın, çok gizli değil yahu, adamlar ülkeyi göz göre göre yiyor, satıyor.. Öbür tarafta Eczacıya Recebe başkaldırdı diye ceza keserken bu tarafta da dostlarını kayırıyo.. Bi taşta iki kuş, yavrum benim..

Elektrik ve Gaza son bir yılda yapılan ACCCAAAYİP ZAM konusunu duymadıysanız ya tuzunuz kuru ya da başka bir gezegenden akraba ziyaretine geldiniz. Kira, elektrik, su, gaz derken maaş, Bitttiiii.. Başbakan gribe karşı her sabah ballı süt falan bişeyler için diyor.. Ben vekiller gibi 9000 lira maaş almıyorum, karnım yarı aç geziyorum bu kalkmış bana gribe karşı ballı reçete öneriyo.. YUH.

Kriz teğet geçmiş. Belki recebin gemiciği için teğet geçmiş olabilir ama çarşıda hergün bir sürü dükkan kepenk indiriyor. Piyasadaki patlak çek ve senetlerden ya da milletin KREDİ KARTI borçlarından haberi var mı? Sen hangi Türkiye'nin BaşBakanısın?

AKEPE vatandaşı hiç umursamıyor. Yeşil renkten başkasını giyenleri tınlamıyorlar. Yeşil giyenler içinde bile eğer yakın çemberlerinde değilseniz sadece KÖLE olarak önünüze atılan artıklarla yetinmek zorundasınız. Muhaliflerin, başka türlü düşünenlerin ne kadar şansı olabilir varın siz hesaplayın..

Herkes yaklaşan seçimlerle birlikte bişeyleri hesaplıyor. AKEPE'nin iplerini tutanlar da hesaplıyor. Şimdiden AKEPE'ye alternatif- YEDEK partiyi hazırladılar bile. TEXAS'ın ünlü SARI Güllerinden bir demeti YEDEK parti binasının açılışına kondurmuşlar bile.. Bu partilerin ilk kuruluşlarında nasıl bu kadar parası olabiliyor ve Trilyonluk binaları alabiliyolar hayret ediyorum.. Bunun hukuki denetimini yapan devlet kurumlarını seçim öncesinde göreve çağırıyorum.. Nerden geliyo bu değirmenin suyu? Efemm? Misisipi nehri mi? Çok uzak değil mi?

AKEPE artık sadece gerilim pompalayarak karşısında DÜŞMAN olarak gördüğü Devlet'in ordusunu kışkırtarak seçime kadar geçecek süreden medet umuyor.

Erken seçim istiyorum. Hükümetin istifasını istiyorum.

Kimilerinin tuzu kurudur biliyorum. Kim başa geçerse geçsin birileri hep rahat. Birilerinin işleri hep tıkırında. Onlar rahatını bozmaz, kendi hayatları toz pembe olduğundan sesleri çıkmaz hatta ŞAKŞAK yaparlar.. Sanatçısından işadamına hepinize bu sözüm, midem adınızı anmayı kaldırmıyor..

Kendi dalgası dümeni yerinde olanlar için konuşmuyorum, sokaktakiler için konuşuyorum.. Bu ülkenin vergisinin %90'ını ödediği halde hala yoksulluk ve açlık sınırlarında yaşayanlar için konuşuyorum.. Kemerlerde delinecek delik kalmadı. Cep delik cepken delik. Bir de bunun üzerine iş sonunda kala kala onura dayandı. Fakir ama onurluyuz diyorduk ya hani eski Türk filmlerinde.. İşte gele gele o noktaya geldik.

Bu iş artık bir onur meselesi. AKEPE çok ileri gitti. Ben buna 2011 seçimlerine kadar katlanmak zorunda değilim. Buna katlanmak istemiyorum. Işıltılı saraylarınızdan başınızı çıkarıp bir bakın sokaklara.. Gece karanlık, gece soğuk.. Gecenin içinde sesler var.. Sesleri dinleyin. Artık yeter diyor.

Sokaklarda bir dalga sessizce büyüyüp kabarıyor. Bunu daha ne kadar görmezden gelebileceğinizi sanıyorsunuz? Bu kabaran denizi daha ne kadar inkar edeceksiniz? Bu öfkeyi ve bu sessiz haykırışı inkar ederek durdurabileceğinizi mi sanıyosunuz? Bu tepkiyi polisinizle, ordunuzla bastırabileceğinizi mi umuyorsunuz? Sabır taştı. Uyanın uykunuzdan.

“Bu halk seçim için 2011'e kadar bekler, ben tırmandırmaya devam ediyim” diyorsanız gerçekten aklınıza şaşarım. Bu sokakları belki kış gecesinin serinliğinde sakin görüyorsunuz ama önümüzde yaz güneşi geliyor. Bu iktidar önümüzdeki yaza kadar dayanabilirse kendini şanslı saysın.

İşler iyice kontrolden çıkmadan, halkı iyice bezdirip kendinizden iğrendirmeden İSTİFA EDİN.

Seçim İstiyoruz. Bu hükümetin bu ülkeye verebileceği hiç birşey kalmadı. İktidarda durdukları her saat sadece halk içindeki huzursuzluğu körükleyip öfkeyi kabartıyorlar.

Adam gibi bir hükümet istiyorum. Huzur istiyorum. Aş istiyorum. Yarın ne yiyecem derdi olmadan bir gün yastığa başımı koymak ve sabah “bugün ne krizi-ne açılımı patlayacak” diye endişe olmaksızın uyanmak istiyorum. Soyulmadan, aptal ve köle yerine koyulmadan insanca yaşamak istiyorum.

Biliyorum, bu hükümet istifa edince bir anda cennet yeryüzüne inmeyecek. Ama bu hükümet başta olduğu sürece de umut olmayacak.

Artık biraz umuda ihtiyacımız var. Yeni bir sayfa açmaya ülke olarak ihtiyacımız var. Halk bunu istiyor. Önümüze set çekmeyin, açın önümüzü. Yeni bir Türkiye istiyoruz, bi şans istiyoruz, SEÇİM istiyoruz. Hükümet, İSTİFA ET.

Sokakların sesine geç kalmadan kulak verin. “İktidarda durduğumuz hergün kardır” zihniyeti ile bu yolda daha fazla yürümeyin. Zamanı geldiğinde siz de şapkanızı, ceketinizi alıp gitmeyi bilin.

Zamanı GELDİ.

Artık YETER!

HÜKÜMET İSTİFA ET!

12 Kasım 2009 Perşembe

SARI NEYİN RENGİ?

Sarı renk ile ilgili söylenenler çeşitlidir. Parlaktır. Göz alıcıdır. Canlıdır. Zenginliğin ve ışıltının rengidir. Umut verir. Sarı aynı zamanda geçiciliğin ve ihanetin rengi olarak da bilinir.. Hangi anlamına çekerseniz çekin sarı kayıtsız kalınamayacak bir renktir..

Siyasette de renkler önemli.. Renkler etkili.. Mesela ben siyasetçilerin rengini bilmek isterim.. Benim siyasetçim bayrak kırmızısı ve ay yıldız beyazı olmalı.. Rengi benim ülkem olmalı..

Erken seçim sesleri yatışıp yerini Albayımın tutuklanması tantanası alırken gündemde ilginç gelişmeler de yavaşça yerini alıyor.. Mesela pek dikkatlere gelmedi ama AKEPE iktidarına ilaç olacağı ümid edilen bir Sarı isim kalkıp Abant toplantısında AKEPEyi destekler gibi hareketler yaptı.. Bu Sarıoğlan niye böyle hareketlere girdi rivayetler muhtelif..

Rivayet der ki bu Sarıoğlan gelecek seçimlerde kendi alacağı oy ile AKEPE oyunu hesaplayıp kıyak bir koalisyon ile iktidar olmayı garantilemek istiyor olabilir.. Rivayet diyor ki bu Sarıoğlan aslında öyle Karaoğlan'ın mirasını taşıyacak çapta değil ve Deniz bunu Atatürk'ün partisinden göndermekle çok iyi yaptı..

Rivayetler bitmez.. Rivayet odur Sarıoğlan da emperyalist dediğimiz ABD ile derinden ince ama sağlam bağlarla bağlı.. Birkaç yıl önceki ABD ziyaretini açıklayamamasını orada ABD'den gizlice kurs aldığına bağlayanlar da var ve bunlar boş adamlar değil.. Hatırlayanlar Kemal Derviş fiyaskosunu hatırlar.. Adeta bir kurtarıcı gibi-bir kahraman gibi siyasi krizin ve gerginliğin içine pompalanan Kemal Derviş patlatılmış ve ümitler boşa çıkarılmıştı-bizi AKEPEli günlere itmişti.. Bu Sarıoğlan da Derviş efendinin yürüdüğü adımları hatırlatır bir çizgide ilerliyor. Hatta Kimlerle ilişkileri olduğun-kimlerle gezdiği ve kişilerin bağlantıları kabaca incelendiğinde iplerin ucu bizi ABD'ye ve Küresel sermayeye kadar götürüyor.. Hükümetleri deviren ve Küresel Sermayenin oyuncağı sivil toplum kuruluşları ile dirsek temasını aşıp kolkola girdiği söylentileri dolanıyor..

Dedik ya bunlar rivayet.. Rivayetler bitmiyor.. Diyorlar ki Recep'in vakti doluyor ve yerine geçecek varisi yavaştan ısıtılıp piyasaya sürülmeye başlanıyor..

Partilere saygım var ama liderleri hakkında rahatça atıp tutabilirim.. Mesela Deniz Baykal'la pek hoşlaşmam ama saygım var.. Mesela Bahçeli'yi hatalı-eksik gördüğüm yerler olsa da Bahçeli de gözümdeki temiz adamlardandır-vatanı satmaz. Cindoruk ve takımı da fena değil gibiler mama ben ı-ıh diyorum- artık gençlere yolu açmaları lazım-yolu tıkıyorlar. Osman Paşa bir parti kurdu ama ne kadar oy alır bilemiyorum.. TEK parti AKEPE kalsa ya da "aman dünya yıkılacak bu senin oyun karar oyu" deseler dünyayı feda ederim yine AKEPE'ye oy vermem.. Saadet partisi yumurta mı tavuktan tavuk mu yumurtadan çıktı hesabı-benim için AKEPE'den zerre kadar farkı yok.. Aynı suyun aynı hamurun ürünü bunlar.. DTP'yi anmıyorum bile.. Diğerleri de kusura bakmasın onları da bilmiyorum-saymıyorum..

Şimdi bu yukardaki tabloya bakıyorum da aslında benim gelecek seçimde oy vereceğim adam pek yok.. Ama orda bir durun.. Oy verecem.. Bu seçimde oy verecem.. Oy vermeyin dur deyin demiştim ama bu seçimde oy verme yaşındaki her Türk vatandaşına mutlaka oy verin diyorum.. Kime oy vereceğinizi söyleyemem ama OY vereceğiniz adamı lütfen şöyle kabaca bir araştırın.. Neler yapmış? Kimdir-kimlerle gezer-konuşması nasıl-vatandaşa hitabı saygısı nasıl.. Bunlar önemli.. Konuştuğu kadar dinliyor mu? Umursuyor mu? Verdiği sözleri tutmuş mu? Şimdiye kadar iktidar olduysa neyi başarmış-ne değişmiş? Ülkeye bir faydası olmuş mu? Neler yapmayı ve nasıl yapmayı planladığını açık açık anlatabiliyor mu? İktidar olunca şunları kesin yapacam yapamazsam şerefsizim-suratıma tükürün diye kendine güvenle konuşabilir mu?

Sarıoğlanı sona sakladım.. Sarıoğlan hakkında ne düşünüyorum? Ben Çiller-Erbakan hükümeti dönemini de Ecevit ve uçan Anayasa dönemini de gördüm.. Dervişi de gördüm-AKEPE'yi de.. Açıkçası bu aralar yükselen "umudumuz Sarıgül-Başbakan Sarıgül" seslerini de çok-ama ÇOK ihtiyatla karşılıyorum.. Seçime hem az hem de daha çok var ve çok şey değişebilir ama ben bu gülün kokularını pek hoş almıyorum.. Bu gülün kokuları bana Texas'ın ünlü sarı güllerini hatırlatıyor ki ben ABD markalı herşeye karşı şiddetli bir alerji sahibiyim.. Burnunuza gelen kokuları önemseyin. Burun ve koku alma mekanizması insanı tehlikelerden koruyan çok önemli bir unusurdur.

Sonuçta ben yoğurdu üfleye üfleye yiyorum. Bu ülkeyi travmadan travmaya sokan-haşat eden AKEPE dönemi beni yordu, tüketti.. Önümüzdeki dönemde bu burnuma gelen nahoş kokularla bilmediğim yerlerde şansımı denemektense bildiğim "deniz"de boğulma riskini almayı tercih ediyorum.. Kötünün içinde iyisini seçiyorum, siz de vatana millete en hayırlı olacağını düşündüğünüz kararı verin-ama aman ne olur AKEPE demeyin..